Haftanın Anketi

15 Temmuz'da neredeydiniz?

Darbeci kovalıyordum
Markete makarna almaya koştum
Evde pasaportumla bekledim

Oylama ayın 25'inde biter kimse duymadık demesin...

mevlana

hikaye kitabı yazarı.

dili bana biraz sert geldi ama kuzenlerime filan yazdığı hikaye kitaplarını okutturuyorum hamdolsun.

ilah

ragıb isfahani, halife ebu bekir'in, yalancı peygamber müseyleme'yi eleştirirken şöyle söylediğini nakletmiştir:
"vallahi bu sözler tanrıdan değil / والله ما خرج هذا الكلام من ال" (bk: el müfredat)

hz ebu bekir'in tanrı anlamında kullandığı il (ال) sözcüğü, kadim arapçadan bir bakiye olmakla birlikte, sonraki dönemde görülen ilah (اله) kelimesinin de prototipidir! daha doğru bir ifadeyle ilah kelimesi, eski arapçadaki il (ilun) sözcüğünün geç dönemde ortaya çıkan mübalağa formudur demeliyiz; sonundaki ”h (ه)” harfi, yüceltme/mübalağa amacıyla il kelimesine eklenmiş zaid bir harftir! bu eklentinin benzerleri için şu örneklere bakınız:
allamun/allam .... allametun/allameh (علّام / علّامة)
hanifun/hanif ..... hanifetun/hanifeh (حنيف / حنيفة)
halifun/halif ....... halifetun/halifeh (خالِف / خليفة)

tıpkı yukardaki örneklerde olduğu gibi, ilun/il (ال) sözcüğü de sonuna gelen mübalağa/yüceltme ekiyle ilatun/ilah (الة) olmuştur!
arapçada yuvarlak te(ة) harfi, cezm edildiğinde "h" sesiyle okunduğu için, taü'l mübalağa (yüceltme eki) olan bu harf zamanla he(ه) harfi ile karışmış ve böylece "ilahun/ilah (اله)" kelimesi ortaya çıkmış olsa gerektir...

bu kelimenin etimolojisiyle ilgili bir diğer ihtimal ise, sondaki -ah hecesinin müenneslik/dişilik eklentisi olabileceği yönünde! bu ihtimale göre yine eski arapçada tanrı anlamına gelen il kelimesi, sonuna bir dişilik eki alarak ila:tun (الة) olmuş ve bu sözcüğün sonu cezm edildiğinde ila:h olarak okunduğu için, taü't tenis (dişilik eki) olan te(ة) harfi, zamanla he(ه) harfiyle karıştırılarak "ilahun/ilah (اله)" kelimesi ortaya çıkmıştır!
kelimenin son harfi, taü't tenis (dişilik harfi) olsun veya taü'l mübalağa (yüceltme harfi) olsun, her halükarda zaid/fazla bir harftir. dolayısıyla bu kelimenin ibadet etmek/tapınmak anlamındaki elehe yelehu (اَلَهَ يَأْلَهُ) fiili ile bir alakası bulunmaz! ilah isminin yalın/asıl hali olan il/el sözcüğünün manası için ise, iki ihtimalden söz edebiliriz: birincisi, ibranice "güç/kuvvet" anlamında ayl (איל) fiili, ikincisi ise arapçada "geri dönmek" anlamına gelen evl (اول) fiili... arapça olduğu düşünülürse il (ال): en geride olan, yani ilk/evvel anlamında bir isim olur.. bu noktada hz muhammed'in yaratılışın başlangıcını anlatırken söylediği "allah vardı ve onunla beraber hiç bir şey yoktu (كان الله ولم يكن شيء معه) " hadisi de hatırlanmaya değer... belki bu kelime daha eski bir dilin (ör: sümerce) bakiyesi de olabilir!


belki de arapçadaki elehe yelehu (اَلَهَ يَأْلَهُ) fiili, ilah kelimesinden türetilmiştir. zira çok istisna olsa bile bazen fiillerin isimlerden türetilmişliği vaki. mesela rasala (رَسَلَ) fiilini araplar “göndermek” anlamında kullanırlar fakat bu fiil resul (elçi) isminden türetilmiştir. daha doğrusu resul isminin gönderilmek vasfından istiare yoluyla fiil haline getirilmiştir. aynı şekilde elihe fiili de ilah isminden türetilmiş olabilir. çünkü tanrıya ibadet edilir, tapınılır !
üstelik arapçada tapmak/tapınmak anlamında abede (عَبَدَ) fiili vardır zaten ve kur’an’da bir çok defa bu anlamda kullanılır. fakat elihe fiili bir kez dahi kullanılmamıştır ! neden (?) ve son derece dikkate değer bir husus var ki o da şu: söz konusu fiil, arapça dışında hiç bir semitik dilde mevcut değil! bu da onun ilah isminden türetilmiş bir fiil olduğunu gösteren güçlü bir ergümandır! malesef arapça sözlük yazarları bu nüansları farkedememişlerdir...!

allah

aramice konuşan isa'nın çarmıha gerilirken
“tanrım  tanrım beni neden bıraktın / אלי אלי למה עזבתני”
diye yakardığı rivayet edilir. (bk: markos 15/34) 

burda tanrı anlamında kullanılan el (אל) sözcüğünün ibranice muadili de yine el (אל)'dir. örnekse yahveh, hz yakub'a seslenirken tanah'ta şöyle söyler: 
“ben tanrıyım; babanın tanrısı / אנכי האל אלהי אביך” (bk: tekvin 46/3)

aynı kelime arapçada il (إل) olarak karşımıza çıkıyor; ragıb isfahani, halife ebu bekir'in, yalancı peygamber müseyleme'yi eleştirirken şöyle söylediğini nakletmiştir:
"vallahi bu sözler tanrıdan değil / والله ما خرج هذا الكلام من ال" (bk: el müfredat)


ebu bekir'in tanrı anlamında kullandığı il (ال) sözcüğü, kadim arapçadan bir bakiye olmakla birlikte, sonraki dönemde görülen ilah (اله) kelimesinin de prototipidir! aslında daha doğru bir ifadeyle ilah kelimesi, eski arapçadaki il sözcüğünün geç dönemde ortaya çıkan mübalağa formudur demeliyiz...

 
bilindiği üzre islamda hilafet makamı çok değerli olduğundan, o makamda oturan kişinin ünvanı olan halifun/halif (خالِف) kelimesinin sonuna bir mübalağa eki olarak "te(ة)" getirilmiş ve halifetun/halifeh (خليفة) olmuştur... aynı şekilde tanrı anlamındaki ilun/il (ال) sözcüğü de sonuna gelen mübalağa/yüceltme ekiyle ilatun/ilah (الة) olur!
arapçada yuvarlak te(ة) harfi, cezm edildiğinde "h" sesiyle okunduğu için, taü'l mübalağa (yüceltme eki) olan bu harf zamanla he(ه) harfi ile karışmış ve böylece "ilahun/ilah (اله)" kelimesi ortaya çıkmış olsa gerektir...

bu kelimenin etimolojisiyle ilgili bir diğer ihtimal ise, sondaki -ah hecesinin müenneslik/dişilik eklentisi olabileceği yönündedir! şöyle ki; eski arapçada tanrı anlamına gelen il kelimesi, sonuna bir dişilik eki alarak ilatun (الة) olmuş ve bu sözcüğün sonu cezm edildiğinde ilah olarak okunduğu için, taü'l merbuta (dişilik eki) olan te(ة) harfi, zamanla he(ه) harfiyle karıştırılarak "ilahun/ilah (اله)" kelimesi ortaya çıkmış olabilir! 

kelimenin son harfi, taü'l merbuta (dişilik harfi) olsun veya taü'l mübalağa (yüceltme harfi) olsun, her halükarda zaid/fazla bir harftir. dolayısıyla bu kelimesinin ibadet etmek/tapınmak anlamındaki elehe yelehu fiili ile bir alakası bulunmaz! ilah isminin yalın hali olan il/el sözcüğünün manası için ise, iki ihtimalden söz edebiliriz: birincisi, ibranice "güç/kuvvet" anlamında eyl (איל) fiili, ikincisi ise arapçada "geri dönmek" anlamına gelen evl (اول) fiili... arapça olduğu düşünülürse il (ال): en geride olan, yani ilk/evvel anlamında bir isim olur.. bu noktada hz muhammed'in yaratılışın başlangıcını anlatırken söylediği "allah vardı ve onunla beraber hiç bir şey yoktu (كان الله ولم يكن شيء معه) " hadisi de hatırlanmaya değer...

bricci 1979

kısaca benim işte fazla bi özelliğim yok yaş 25

loyalty

müşteriyi dikkate almak günümüz rekabet piyasasında vazgeçilemez bir unsurdur. müşteri beklentilerinin karşılanması işletmeler için yaşamsal bir öneme sahiptir. beklentiler, müşterinin geçmişteki satın alma deneyimlerinden, eş-dost ve akrabaların fikirlerinden, işletmelerin yapmış oldukları tanıtım ve reklamlardan
etkilenir. müşteri beklentilerini yönlendirmek ya da beklentileri karşılamak için mutlaka ölçmek gerekmektedir. beklentileri karşılanan müşteriler, sunulan ürün ve hizmetleri satın almaktan memnun olacak ve zamanla sadık müşteriler haline geleceklerdir. bu çalışmaların tamamı aslında merak ettiğimiz loyalty kelimesinin tanımı oluyor. https://www.tutkal.com.tr

kemal kılıçdaroğlu

malların efendisi olup nerenin malı olduğu bilinmeyen siyasetçidir

içerik

bir anlatımda verilmek istenen öz, düşünce ve duyguların bütünü.

zan

emin olunmayan durumlar için benimsenen düşünce.

adana

adanalıyık cümlesinin geçtiği ilimiz.

maganda

tdk’da “görgüsüz, kaba, anlayışsız, terbiyesiz ve uyumsuz kimse” olarak geçen insan çeşidi.